Kişi, hakkında yakalama kararı bulunduğunu çoğu zaman beklemediği bir anda öğrenir: bir yol kontrolünde, havalimanında pasaport kuyruğunda ya da bir resmi işlem sırasında. Böyle dosyaların önemli bir kısmında sebep, savcılığın ifade için gönderdiği çağrının kişiye ulaşmamasıdır. Kişi gelmeyince yakalama yoluna başvurulur.
Yazıda önce yakalamanın ne olduğu ve yakalama kararını kimin verebildiği, ardından yakalanan kişinin hakları ve hakkında karar olduğunu öğrenen kişinin yapabilecekleri anlatılıyor. Yakalamadan sonraki aşama olan gözaltının süreleri ve itiraz yolları için gözaltı ve gözaltına itiraz yazımıza bakılabilir.
Yakalama Nedir?
Yakalama, bir suç şüphesi nedeniyle kişinin özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanması işlemidir. Kişiyi Cumhuriyet savcısının ya da hakimin önüne getirmenin ilk adımıdır ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90 ile 98. maddeleri arasında düzenlenir.
Yakalama ile gözaltı sık karıştırılır. Yakalama kişinin tutulmasıyla başlayan ilk işlemdir. Gözaltı ise yakalanan kişi savcılıkça serbest bırakılmazsa soruşturmanın tamamlanması için verilen ayrı bir karardır ve kendi süre sınırlarına tabidir (CMK m. 91).
Kimler Yakalama Yapabilir?
Herkesin Yapabileceği Geçici Yakalama
Kanun iki durumda herkese geçici yakalama yetkisi tanır (CMK m. 90/1):
Kişiye suçu işlerken rastlanması,
Suçüstü bir fiil nedeniyle izlenen kişinin kaçma ihtimalinin bulunması ya da kimliğinin hemen belirlenememesi.
Kanun bu yetkiyi geçici olarak tanır. Yakalayan kişi yakaladığı kişiyi kolluğa teslim etmek zorundadır; onu kendi elinde tutamaz, sorgulayamaz.
Kolluğun Yakalama Yetkisi
Kolluk görevlileri, tutuklama kararı ya da yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, Cumhuriyet savcısına veya amirlerine hemen başvurma imkanı yoksa yakalama yapabilir (CMK m. 90/2). Kolluk, yakalanan kişinin kaçmasını ve kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra ona kanuni haklarını derhal bildirir (CMK m. 90/4).
Şikayete bağlı suçlarda bir istisna var. Çocuklara ya da beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlük nedeniyle kendini idareden aciz olanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde yakalama şikayete bağlı değildir (CMK m. 90/3). Şüpheli şikayetten önce yakalanmışsa durum şikayete yetkili kişiye, birden fazla kişi varsa en az birine bildirilir (CMK m. 96).
Yakalama Kararı ile Yakalama Emri Aynı Şey mi?
Kanunun kullandığı terim yakalama emridir. Günlük dilde, çoğu zaman adliyede de yakalama kararı denir. İkisi aynı işlemi anlatır: kişinin yakalanarak belirli bir merciin önüne getirilmesi talimatı.
Yakalama kararını kimin verebileceği dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değişir (CMK m. 98):
Soruşturma evresinde, çağrıya gelmeyen ya da kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hakimi,
Tutuklama isteminin reddine itiraz edilmişse itirazı inceleyen merci,
Kolluğun elinden kaçan şüpheli veya sanık ile tutukevinden ya da cezaevinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcısı ve kolluk,
Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında hakim ya da mahkeme.
Yakalama kararında kişinin açık eşkali, biliniyorsa kimliği, yüklenen suç ve yakalandığında nereye götürüleceği gösterilir (CMK m. 98/4).
Soruşturma evresindeki ilk ihtimal ayrıca önemlidir. Sulh ceza hakiminin yakalama kararı verebilmesi için kişinin çağrıya gelmemiş olması ya da kendisine çağrı yapılamaması gerekir. Kişi bilinen adresinde aranmadan ya da çağrı usulüne uygun yapılmadan karar verildiyse bu durum itirazda ileri sürülebilir (CMK m. 267 vd.).
Yakalandıktan Sonra Neler Olur?
Yakalama bir tutanakla belgelenir. Tutanağa kişinin hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, nerede ve ne zaman yakalandığı, yakalamayı kimin yaptığı, hangi kolluk görevlisince tespit edildiği ve haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır (CMK m. 97). Tutanakta hakların anlatıldığı yazıyorsa, bunun gerçekten yapılıp yapılmadığı ve kişinin imzasının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Yakalanan kişinin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeden haber verilir. Yakalanan kişi yabancıysa ve yazılı olarak karşı çıkmamışsa vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirim yapılır (CMK m. 95).
Yakalanan Kişinin Hakları
Kolluk kanuni hakları yakalama anında derhal bildirmekle yükümlüdür (CMK m. 90/4). Bu haklar, ifade ve sorguda uyulacak kuralları düzenleyen CMK'nın 147. maddesindeki haklarla örtüşür:
Kendisine yüklenen suçun anlatılması,
Müdafi seçme ve ifade sırasında müdafinin hazır bulunmasını isteme hakkı; müdafi seçecek durumda değilse ve isterse barodan müdafi görevlendirilmesi,
Yakınlarından istediğine yakalandığının derhal bildirilmesi,
Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama, yani susma hakkı,
Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebilme ve lehine olan hususları ileri sürebilme.
Kişi yalnızca kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüdür. Olaya ilişkin sorularda susmak kanuni bir hak olduğu için aleyhe yorumlanamaz.
Yakalanan kişinin bir yerden başka bir yere naklinde kelepçe ancak kaçacağına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlüğü bakımından tehlike oluşturduğuna dair belirtiler varsa takılabilir (CMK m. 93). Bu belirtiler yoksa takılmaz.
Yirmi Dört Saat Kuralı
Hakim ya da mahkeme tarafından verilen yakalama kararı üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılır. Bu süre içinde çıkarılamıyorsa, yine aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesindeki, orada yoksa en yakın adliyedeki ses ve görüntü sistemi (SEGBİS) kullanılarak yetkili hakim veya mahkeme tarafından sorgusu yapılır ya da ifadesi alınır (CMK m. 94/1-2). Bir ilde yakalanan ve hakkında başka bir ildeki mahkemenin karar verdiği kişinin bu yüzden o ile götürülmesi şart değildir.
Mesai Saati Dışında Yakalanan Kişi
2021'de kanuna eklenen bir hüküm, sık yaşanan bir durumu düzenledi. Yalnızca ifadesinin alınması için yakalama kararı verilmiş kişi mesai saatleri dışında yakalanırsa ve belirlenen tarihte merci önünde hazır bulunacağını taahhüt ederse, Cumhuriyet savcısı onun serbest bırakılmasını emredebilir. Bu imkan her yakalama kararı için yalnızca bir kez kullanılabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye idari para cezası verilir (CMK m. 94/3).
Hüküm, gece ya da hafta sonu yakalanan kişinin sırf ifadesi alınacak diye nezarethanede sabahı beklemesini önlemek için getirildi. Yine de bir hak değil, savcının takdirine bırakılmış bir imkandır.
Hakkınızda Yakalama Kararı Varsa Ne Yapmalısınız?
İlk iş, yakalama kararının hangi merci tarafından ve hangi dosyada verildiğini öğrenmektir. Vekaletname verilen avukat, dosyada kısıtlama kararı yoksa bu bilgiye UYAP üzerinden ulaşabilir. Kararın soruşturma dosyasında mı yoksa kovuşturma dosyasında mı verildiği, sonraki adımı belirler.
Yakalama kararlarının önemli bir bölümü kişinin ifadesine ya da sorgusuna ulaşılamadığı için verilir. Böyle bir dosyada kişinin kendiliğinden ilgili Cumhuriyet başsavcılığına ya da mahkemeye başvurup ifade vermesi veya sorguya çekilmesiyle kararın amacı gerçekleşmiş olur ve kanun yakalama kararının derhal geri istenmesini öngörür (CMK m. 90/6). Kişi başka bir şehirdeyse bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına da başvurabilir. Bu durumda yakalama kararı orada yerine getirilir ve 94. madde uyarınca ses ve görüntü sistemiyle ifade veya sorgu yoluna gidilebilir.
Kendiliğinden başvurmanın tutuklama değerlendirmesinde de önemi var. Tutuklama nedenlerinden biri kaçma ya da saklanma şüphesini uyandıran somut olguların varlığıdır (CMK m. 100/2-a). Kişinin yakalama kararını öğrendiği halde kendiliğinden adliyeye gelmesi bu şüpheyi zayıflatan bir olgu olarak değerlendirilebilir. Kararı öğrendikten sonra uzun süre ortadan kaybolmak ise ileride tutuklama talebinde aleyhe kullanılabilir.
İfade ya da sorgu yapıldıktan sonra yakalama kararının geri istendiğine dair yazının gerçekten gönderildiği de dosyadan kontrol edilmelidir. Bu yazı kolluğa ulaşmazsa kişi aynı dosya nedeniyle ikinci kez durdurulabilir.
Yakalamaya İtiraz
Yakalama işlemine ve gözaltına alma ya da gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı sulh ceza hakimine başvurulabilir. Başvuruyu yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımı yapabilir. Sulh ceza hakimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve en geç yirmi dört saat dolmadan karar verir (CMK m. 91/5).
Gözaltı süresinin dolması ya da sulh ceza hakiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi, aynı fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalanamaz (CMK m. 91/6). Hakim tarafından verilen yakalama kararına karşı ise genel itiraz hükümleri uygulanır (CMK m. 267 vd.).
Çocuklar Bakımından
Çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun özel hükümleri uygulanır. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1). Yaş gruplarına göre sorumluluk için suça sürüklenen çocuk ceza alır mı yazımıza bakılabilir.
Hukuka Aykırı Yakalamada Tazminat
Kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, yasal gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan, yakalama nedenleri kendisine açıklanmayan, yakalandığı yakınlarına bildirilmeyen ya da yakalamaya karşı kanuni başvuru imkanlarından yararlandırılmayan kişi, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m. 141/1-a, b, g, h, k). Tazminatın şartlarını ve hesaplanma biçimini gözaltı yazımızda anlattık.
Yakalamaya yol açan olay bir kavga ise savunma ile saldırı arasındaki çizgi dosyanın sonucunu belirleyebilir; bu konu meşru savunma ve zorunluluk hali yazımızda ele alındı. Yakalamayla birlikte telefon veya başka eşyaya el konulduysa aramada el koyma yazımız yol gösterir.
Açıklamalar genel niteliktedir ve somut bir dosyada hukuki görüş yerine geçmez. Yakalama kararının sonuçları her dosyanın kendi aşamasına göre değişir.

