IBAN Mağdurları: 12. Yargı Paketi ve TCK 158/4 Ceza İndirimi (2026)
Son yıllarda haberlere sıkça konu olan IBAN mağduru kavramı; banka hesabını ya da mobil bankacılık şifrelerini bir başkasına kullandıran ve bu yüzden bilmeden nitelikli dolandırıcılık soruşturmasının parçası haline gelen kişileri ifade eder. Peki her hesabını kullandıran kişi cezalandırılır mı, yoksa kandırıldığını ispatlayan bir IBAN mağduru beraat edebilir mi? Bu yazıda dolandırıcılık suçunun unsurlarını, IBAN mağdurlarının kim olduğunu ve hangi şartlarda ceza aldıklarını Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz. Ayrıca 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ile getirilen ve doğrudan IBAN mağdurlarını ilgilendiren TCK 158/4 ceza indirimini de bu güncel çerçevede değerlendiriyoruz. Konunun cezai boyutu hakkında genel bilgi için ceza hukuku alanındaki içeriklerimizi de inceleyebilirsiniz.
Dolandırıcılık Suçu Nedir?
Dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre "hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir." Görüldüğü üzere teknolojinin ve dijital bankacılığın yaygınlaşması, klasik suç tiplerini de dijital mecralara taşımış; malvarlığına karşı işlenen suçlar bu değişimden en çok etkilenen alanların başında gelmiştir.
Kanun metninden anlaşıldığı üzere dolandırıcılık suçunun oluşması için çeşitli unsurların bir arada bulunması gerekir:
Mağduru aldatmaya yönelik, mağdurun ilk bakışta anlayamayacağı hileli bir davranış bulunmalıdır. Söz konusu davranış aldatmaya elverişli değilse veya mağdurun kolayca anlayabileceği bir fiil ise dolandırıcılık suçundan söz edilemez.
Hileli davranış sonucunda mağdurun aldatılması gerekir. Mağdur, fiil esnasında failin amacını biliyor ve buna rağmen onay veriyorsa dolandırıcılık oluşmaz.
Aldatma sonucunda mağdurun veya başkasının maddi bir zarara uğratılmış olması gerekir.
Aldatma sonucunda failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamış olması gerekir. Zarar unsuruyla birlikte düşünüldüğünde bir tarafın zenginleşirken aynı oranda diğer tarafın fakirleşmesi aranır.
Nitelikli Dolandırıcılık ve TCK 158/1-f Nedir?
Dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde 15 bent halinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bu hallerden bilişim çağının getirdiği olanaklar sebebiyle son dönemde en çok öne çıkanı, maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" işlenen dolandırıcılıktır.
Ülkemizde ve dünyada artış gösteren "banka hesabını kullandırma" veya kamuoyunda "IBAN kiralama" olarak da bilinen fiiller işte bu TCK 158/1-f kapsamındadır. Kanunun 158. maddesinin son fıkrası gereğince (f) bendinin ihlali halinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suçun genel çerçevesi ve tüm nitelikli halleri için nitelikli dolandırıcılık suçu başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
IBAN Mağdurları İçin 7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni İndirim: TCK 158/4 Nedir?
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (kamuoyunda 12. Yargı Paketi), Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra ekledi. Bu düzenleme, doğrudan "IBAN mağduru" olarak anılan kişilerin durumunu ilgilendiriyor. Kısacası yeni fıkra, doğrudan IBAN mağdurlarını hedefleyen bir düzenlemedir.
Yeni TCK 158/4'e göre; dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişilere verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yani hesabını veya IBAN bilgisini kullandırmaktan öteye geçmeyen, suç organizasyonunda daha geniş bir rol üstlenmeyen kişi bakımından ceza yarıya iner.
Ancak bu düzenleme bir af değildir ve her hesap sahibi için otomatik indirim ya da beraat anlamına gelmez. İndirimin uygulanabilmesi için kişinin fiilinin gerçekten yalnızca hesap/bilgi vermekle sınırlı kalması gerekir. Kişinin para hareketlerini yönetmesi, mağdurla iletişime geçmesi veya organizasyonda daha aktif rol alması halinde bu indirimin uygulanıp uygulanmayacağı dosya özelinde değerlendirilir. Kısacası IBAN kiralama veya hesap kullandırma fiilinin varlığı tek başına ne mahkumiyeti ne de indirimi kendiliğinden doğurur; kast, haksız menfaat amacı ve fiilin kapsamı deliller üzerinden ayrı ayrı incelenir.
Düzenlemenin kapsamı yalnızca banka hesaplarıyla sınırlı değildir. Kanun metninde kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar da sayılmıştır; dolayısıyla kripto para borsası hesabını başkasına kullandıran kişiler de aynı değerlendirmeye tabidir.
IBAN Mağduru Kimdir?
Kamuoyunda "IBAN mağduru" olarak adlandırılan kişiler; ağırlıklı olarak sosyal medyada karşılarına çıkan "kolay kazanç", "öğrenci bursu", "evden çalışma" veya "kripto para komisyonu" gibi vaatlerle kandırılarak banka hesaplarını ya da mobil bankacılık şifrelerini üçüncü kişilere teslim eden veya yakın arkadaşlarından ve ailelerinden gelen ricalarla hesaplarını kullandıran bireylerdir. Bu yönüyle IBAN mağdurları, çoğu zaman suç işleme kastı taşımadan sürece dahil olan kişilerdir.
Siber dolandırıcılık şebekeleri ve organize suç örgütleri; adli takipten kurtulmak, kendi kimliklerini gizlemek ve suç gelirinin izini kaybettirmek amacıyla bu kişilerin hesaplarını birer paravan olarak kullanır. Sonuçta iyi niyetle veya maddi sıkıntılar nedeniyle hesabını kullandıran bu kişiler; arka planda dönen nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ya da kara para aklama gibi ağır suçların bilmeden kritik bir halkası haline gelir. Hesap kullandırma fiilinin hukuki niteliği ve cezai sonuçları hakkında detaylı bilgi için banka hesabını kiraya vermek suç mu başlıklı makalemize bakabilirsiniz.
Peki her IBAN'ını kullandıran kişinin cezalandırılması mı gerekir? Bu husus, aşağıda ele alacağımız çeşitli durumların varlığına göre değişkenlik gösterir.
IBAN Mağdurları Hangi Şartlarda Ceza Alır?
IBAN mağdurlarının cezalandırılıp cezalandırılmayacağı, dosyadaki somut delillere göre belirlenir. Mahkemeler ve Yargıtay, özellikle dört noktayı değerlendirir.
1. Dolandırıcılığa İştirak ve Kastın Bulunup Bulunmadığı
Çoğu IBAN mağduru, bir yakınının "hesabına bloke geldiğini" söyleyip IBAN'ını kullanmasını rica etmesiyle ya da Instagram, TikTok gibi platformlardan yapılan "Evde paketleme yapın, ayda 30.000 TL kazanın" gibi uydurma tekliflerle dolandırıcıların ağına düşer. Bu ve benzer hikâyelerle suça karışan IBAN mağdurlarının aslında suça iştirak, yani katılma iradesi ve isteği bulunmamaktadır.
Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesi de 25.10.2023 tarihli, 2021/4416 E. ve 2023/7958 K. sayılı kararında bu hususa değinmiştir. Kararda; yurt dışı merkezli bir iş teklifiyle kandırılan, havale işlemini bizzat yapmadığı ve suç kastıyla hareket ettiğine dair somut delil bulunmayan sanık hakkında verilen beraat kararı hukuka uygun bulunmuştur. Yargıtay, yalnızca banka hesabını kullandırmayı cezalandırmak için yeterli görmemiş; hesap üzerinden yapılan havale işlemleri, IP adresleri ve diğer teknik deliller detaylı incelenmeden suç isnat edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu incelemeler kişinin suça bilinçli katılmadığını gösterirse beraatine karar verilmesi gerekir. Bu tür dosyalarda IP ve havale kayıtlarının önemi konusunda ceza yargılamasında dijital delil makalemiz yol gösterici olacaktır.
2. Maddi Menfaat (Pay) Elde Edilip Edilmediği
TCK 157. maddeye göre dolandırıcılığın temel unsurlarından biri "yarar sağlama"dır. Suça iştirak kastıyla hareket eden failin temel motivasyonu bu suçtan pay almaktır. Dolayısıyla IBAN kiralama vakalarında sanığın cebine giren paranın varlığı ya da yokluğu, suçun manevi unsuru olan kastı belirlemede mahkemeler için önemli bir ölçüttür. Böyle bir kastı bulunmayan sanık için mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı olur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi de 2021/16966 E. ve 2024/7470 K. sayılı kararında; komşusu ve iş arkadaşı olan kişiye duyduğu güvenle hesabını veren, gelen paradan pay almadığı anlaşılan sanığın diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuştur.
Buna karşılık sanık, hesabından geçen paradan "kiralama bedeli" veya "kullanım komisyonu" gibi bir menfaat elde etmişse, beraat ihtimali zayıflar. Zira bu durumda kişi, gelen paranın dolandırıcılık parası olduğunu tam bilmese bile tanımadığı kişilere "para karşılığı" hesabını kullandırmıştır. Bu halde sanık için TCK 39. maddede düzenlenen suça yardım etme ya da olası kastla doğrudan fail olarak cezalandırılma ihtimalleri değerlendirilir. Ancak maddi menfaat elde edilmişse mutlaka mahkumiyet verilir demek de doğru değildir; Mahkeme, elde edilen menfaatin ne için kullanıldığını ve sanığın arka plandaki asıl işten haberdar olup olmadığını değerlendirerek beraat kararı da verebilmektedir. Örneğin Yargıtay 8. Ceza Dairesi 30.04.2025 tarihli, 2024/24160 E. ve 2025/3482 K. sayılı kararında; harçlığını çıkarmak amacıyla komisyon karşılığı hesabını kullandıran üniversite öğrencisi hakkında, suç kastıyla hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü bozmuştur.
3. İşlemlerin Süreklilik Gösterip Göstermediği
Sadece bir kez para transferi yapılan dosyalarla düzenli olarak transfer yapılan dosyalar farklı değerlendirmeye açık olsa da, tek işlem ceza riskini tümüyle ortadan kaldırmaz. Ancak asıl dolandırıcıyı tanımama, hesabı güven ilişkisine dayanarak kullandırma gibi savunmalarla birlikte gerçekten yalnızca bir kez para gönderilmiş olması, beraat ihtimalini güçlendirebilir.
4. Asıl Faili (Dolandırıcıyı) Tanıyıp Tanımadığı
Hesabı kullanan asıl dolandırıcının tanınıp tanınmaması, IBAN mağdurunun suç kastının belirlenmesinde önemli bir unsurdur. Çoğu IBAN mağduru yakınından gelen ricayı kıramayarak hesabını kullandırır ve arka planda dönen suçtan habersizdir. Bu durumda suç kastından değil, suistimal edilen bir güven ilişkisinden söz etmek gerekir; nitekim yukarıda anılan Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararı da bu yöndedir.
Ancak IBAN'ını kullandıran kişi asıl dolandırıcıyı tanımıyor ve herhangi bir güven ilişkisi olmadan bilgilerini paylaşıyorsa, mahkemeler bunu saf bir kandırılma değil, hukuki bir kusur olarak değerlendirebilir. Zira kişinin hiç ya da yeterince tanımadığı birine banka hesap bilgilerini vermesi hayatın olağan akışına aykırı görülür.
Nitelikli Dolandırıcılık Davaları Hangi Mahkemede Görülür?
Nitelikli dolandırıcılık suçlarına önceden ağır ceza mahkemeleri bakmaktaydı. Ancak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25.12.2025 tarihli ve 2275 sayılı Kararı bu durumu değiştirmiştir. Karara göre 25 Aralık 2025 tarihinden sonra açılacak dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık dosyaları artık asliye ceza mahkemelerinde görülmektedir. Dolayısıyla IBAN mağdurları da bugün açılan dosyalarında kural olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanır.
Ağır ceza mahkemelerinde kararlar bir başkan ve iki üye hâkimden oluşan üç kişilik heyetle verilir; bir hâkimin gözünden kaçan detayı diğer üye yakalayabilir. Asliye ceza mahkemelerinde ise kararlar tek hâkimle verilir. Bu durum karar sürecini hızlandırsa da, TCK 158/1-f gibi teferruatlı dosyaların ince ayrıntısına kadar incelenmesi bakımından dikkat gerektiren bir değişikliktir.
Zararın Giderilmesi Cezayı Nasıl Etkiler? (Etkin Pişmanlık)
Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi, dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlık yoluyla önemli bir ceza indirimi öngörür. Failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde:
Zarar kovuşturma başlamadan önce giderilirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı,
Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce giderilirse cezanın yarısına kadarı indirilir.
Zararın giderilmesiyle birlikte bu indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) yolunun önünü de açabilir. (HAGB kurumu da 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş; sınır iki yıl olarak korunmuş, zararın taksitle giderilmesi imkânı tanınmış ve HAGB kararına karşı istinaf/temyiz yolu açılmıştır.) HAGB kurumunun ayrıntıları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı makalemizi inceleyebilirsiniz. Zararın kısmen giderilmesi halinde ise indirimden yararlanmak için mağdurun bu gidermeyi kabul etmesi gerekir; aksi halde mahkeme kısmi gidermeyi dikkate almaz.
7589 sayılı Kanunun geçiş hükmü sayesinde, daha önce etkin pişmanlıktan yararlanamamış ve cezası infaz aşamasında olan kişiler için de zararın giderilmesi yoluyla bu indirimden yararlanma imkânı yeniden gündeme gelmiştir (bkz. bir sonraki başlık).
Cezası Kesinleşmiş veya İnfaz Aşamasındaki IBAN Dosyaları Ne Olacak?
7589 sayılı Kanun, yeni TCK 158/4'ün yalnızca yeni dosyalara değil, geçmiş dosyalara da belirli koşullarla uygulanmasını sağlayan bir geçiş hükmü içeriyor. Buna göre:
Kanun yürürlüğe girmeden önce hüküm verilmiş ve dosyası bölge adliye mahkemesinde (istinafta) kanun yolu incelemesinde olan dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar, geliş usullerine göre ilk derece mahkemelerine gönderilir.
İnfaz aşamasında olan ve hakkında daha önce TCK 168 (etkin pişmanlık) uygulanmamış hükümlü; mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse, TCK 168/2'deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir.
Zarar tamamen giderilinceye kadar, bu geçiş hükmüne dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Cezası kesinleşen veya infaz kurumunda bulunan kişiler bakımından bu düzenleme, lehe kanunun uygulanması amacıyla uyarlama yargılaması talep etme imkânı doğurur. Bu talep, hükmü veren mahkemeye dilekçeyle yapılır. Aşağıda konuya ilişkin örnek bir uyarlama/lehe kanun talebi dilekçesi yer almaktadır.
IBAN Mağdurları İçin 12. Yargı Paketi Uyarlama Dilekçesi Örneği (TCK 158/4 Lehe Kanun Talebi)
(Aşağıdaki dilekçe genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; ad-soyad, TCKN, dosya numaraları, mahkeme adı ve tutarlar temsilidir. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.)
… AĞIR CEZA MAHKEMESİNE (İnfazı gerçekleştiren / hükmü veren mahkeme)
DOSYA NO : …… E. , …… K.
HÜKÜMLÜ : [Ad-Soyad] (T.C. Kimlik No: …………)
MÜDAFİİ : Av. …………… — (adres antettedir)
KONU : Uyarlama yargılaması yapılarak lehe kanunun uygulanması, hükmün infazının durdurulması ve müvekkilin durumunun yeniden değerlendirilerek karar verilmesi talebimizdir.
A Ç I K L A M A L A R
Yukarıda numarası yazılı karar ile müvekkil, TCK 158/1-f maddesi gereği "bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 80.000 TL adli para cezası (temsili değerler) ile cezalandırılmıştır. Müvekkil halen ceza infaz kurumunda bulunmakta ve cezasını infaz etmektedir.
Bu ceza verildikten sonra, 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7589 sayılı "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile müvekkilin mahkumiyetine konu kararı hükümlü lehine etkileyebilecek nitelikte değişiklikler yapılmıştır.
7589 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra şu şekildedir:
"(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."
7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 7. fıkrası ise şu şekildedir:
"(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, … 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, … 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. …"
Müvekkilin eylemi, banka hesaplarını bir başka kişiye vermekten ibarettir. Müvekkil, yargılama boyunca tüm ifadelerinde hesap bilgilerini yalnızca teslim ettiğini istikrarlı biçimde beyan etmiştir. Dolandırıcılığa konu eyleme, hesaplarını kullandırması dışında iştirak ettiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Bu itibarla müvekkilin eylemi, yeni TCK 158/4'te tanımlanan "hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı" kapsamda kalmakta olup, uyarlama neticesinde müvekkil lehine yarı oranında indirim uygulanması gerekmektedir. Ayrıca müvekkil, yargılama aşamasında zarar gideriminde bulunamadığından TCK 168 indiriminden yararlanamamış olup, hâlihazırda mağdur zararını gidermeye hazırdır. Bu nedenle 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma koşulları oluşmuştur.
5237 sayılı TCK'nın 2 ve 7. maddeleri gereğince lehe kanunun uygulanması zorunlu olduğundan, müvekkilin hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle;
Kesinleşen kararın infazına devam edilmesi müvekkilin özgürlüğünden mahrum kalması sonucunu doğurduğundan, hükmün infazının tedbiren durdurulmasına,
Uyarlama talebimizin kabulüyle dosyanın yeniden ele alınarak müvekkilin lehine olan TCK 158/4 ve 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 7. fıkrası hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Hükümlü Müdafii Av. ……………
(Bu dilekçe genel bilgilendirme amaçlı bir örnektir; her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.)
IBAN Mağdurları İçin Uzlaştırma Mümkün mü?
Dolandırıcılık suçu hâlihazırda uzlaştırma kapsamında değildir. Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun bu suçu uzlaştırma kapsamına almamış; bunun yerine yukarıda açıkladığımız TCK 158/4 ceza indirimi ile infaz aşamasındaki dosyalar için etkin pişmanlık imkânını getirmiştir. Dolayısıyla IBAN mağdurları bakımından güncel çözüm, uzlaştırma değil; fiilin hesap/bilgi vermekle sınırlı kalması halinde uygulanabilecek yarı oranındaki indirim ve zararın giderilmesine bağlı etkin pişmanlıktır.
IBAN Mağduru İseniz Ne Yapmalısınız? (Adım Adım)
Banka hesabını kullandırdığı için hakkında soruşturma başlatılan veya cezası kesinleşmiş IBAN mağdurlarının izlemesi gereken yol, dosyanın aşamasına göre farklılık gösterir:
1. Soruşturma veya kovuşturma aşamasındaysanız: İfade vermeden önce bir ceza avukatıyla görüşün. Nasıl kandırıldığınızı gösteren mesajlaşmaları, iş teklifi yazışmalarını ve varsa hesabınızdaki paradan pay almadığınızı ortaya koyan kayıtları dosyaya sunun. Kastın bulunmadığının ispatı açısından bu deliller belirleyicidir.
2. Dosyanız TCK 158/4 kapsamına giriyorsa: Avukatınızla birlikte eyleminizin yalnızca hesap/bilgi vermekle sınırlı kaldığını somut delillerle ortaya koyun. Bu ispat başarılırsa cezanız yarı oranında indirilir.
3. Cezanız kesinleşmiş veya infaz aşamasındaysanız: Hükmü veren mahkemeye uyarlama yargılaması talebiyle başvurun. TCK 158/4 ve 7589 sayılı Kanun Geçici Madde 1/7 kapsamında lehe kanun uygulaması talep edin. Altı ay içinde mağdur zararını giderirseniz etkin pişmanlık indiriminden de yararlanabilirsiniz.
4. MASAK incelemesi veya hesap blokesi varsa: Bankanızla iletişime geçin ve avukatınız aracılığıyla hesap hareketlerinize ilişkin açıklama sunun.
Sürecinizi değerlendirmek ve dosyanıza özel strateji belirlemek için online danışmanlık hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın hukuki niteliği, dosya kapsamındaki deliller ve koşullara göre değişebilir. IBAN mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız dosyanıza özel değerlendirme için WhatsApp ile iletişime geçebilir ya da online danışmanlık sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

