Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel ve mutlak boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine göre; evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin, karşı cinsten bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesi zina olarak kabul edilir.
Sadakat yükümlülüğü, evlilik birliğinin temelini oluşturan en önemli yükümlülüklerden biridir. Zina ise bu yükümlülüğü en ağır ihlal şekilde ihlal eden davranıştır. Bu nedenle kanun koyucu, zina fiilini mutlak boşanma sebebi olarak kabul etmiş; zina eyleminin ispatlanması hâlinde, evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığının ayrıca araştırılmasına gerek olmadığını öngörmüştür.
Zina sebebiyle açılan boşanma davasında hâkim, fiilin varlığını ve kusuru değerlendirir; ancak TMK m.166 kapsamında ayrıca bir “çekilmezlik” incelemesi yapmaz.
Zina Sayılabilmesi İçin Cinsel Birleşme Şartı
Zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için eylemin cinsel birleşme seviyesinde gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre;
Duygusal yakınlaşma,
Flört,
Mesajlaşma,
Sosyal medya yazışmaları
tek başına zina sayılmaz. Ancak bu tür davranışlar sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemler olup, evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK m.166) sebebine dayalı boşanma davasına konu edilebilir.
Boşanma Davasında Zinanın İspatı
Zina fiilinin doğrudan ispatı çoğu zaman güçtür. Bu nedenle zina sebebiyle boşanma davalarında her türlü delille ispat mümkündür. Uygulamada;
Tanık beyanları
Fotoğraf ve yazışmalar
Otel kayıtları
Video ve ses kayıtları
Doğan çocuğun DNA testi sonucu
delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması zorunludur. Özel hayatın gizliliğini ve kişilik haklarını ihlal eden deliller hukuka aykırı kabul edilerek hükme esas alınmayabilir.
Yargıtay Kararları Işığında Zinanın İspatı ve Karineler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina fiilinin doğrudan ispatlanamadığı hâllerde kuvvetli karinelerden yararlanılabileceğini kabul etmektedir.
Örnek Kararlar
Yargıtay 2. HD, 2015/21517 E., 2015/20095 K.
Gece vakti başka bir erkeğin ortak konuta alınması ve olayın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde zinanın varlığı kabul edilmelidir.
Yargıtay 2. HD, 2016/24076 E., 2018/10959 K.
Başka bir kadınla aynı otel odasında tatil yapılması ve müstehcen fotoğrafların bulunması zinanın varlığı için yeterlidir.
Yargıtay 2. HD, 2015/1214 E., 2015/15229 K.
Başka bir kişiyle fiilen birlikte yaşama olgusu zinanın varlığına muhakkak nazarıyla bakılmasını gerektirir.
Yargıtay uygulamasında; birlikte tatile çıkmak, aynı otel odasında kalmak, cinsel yolla bulaşan hastalığın evlilik içinde ortaya çıkması gibi hâller zina için güçlü karine olarak kabul edilmektedir.
Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Hak Düşürücü Süre
Zina sebebiyle boşanma davasında süreler bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Kanuni Dayanak
Türk Medeni Kanunu’nun 161/2. maddesi:
“Davaya hakkı olan eş, zina sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkını kaybeder.”
Bu hükümle birlikte iki ayrı hak düşürücü süre öngörülmüştür:
Öğrenmeye bağlı süre: 6 ay
Mutlak süre: 5 yıl
Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay 2. HD, 2017/5602 E., 2018/13241 K.
TMK m.161/2’de öngörülen süreler hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Bu süreler geçtikten sonra zina sebebine dayalı boşanma davası açılamaz.
Zina Sebebiyle Boşanmada Affetme
Türk Medeni Kanunu’nun 161/3. maddesi uyarınca:
“Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
Zina fiilinin açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanmada af sayılan davranışların varlığı halinde hak düşürücü süre dolmamış olsa bile, zina sebebine dayalı boşanma davası açılmasını engeller. Boşanmada af sayılan davranışlar
Açık Af
Zina eyleminin açıkça bağışlandığının beyan edilmesi
Örtülü Af
Zina öğrenildikten sonra evliliğe devam edilmesi
Uzun süre sessiz kalınması
Eşle birlikte yaşamın sürdürülmesi
Yargıtay, bu hâlleri örtülü af olarak kabul etmekte ve zina sebebine dayalı davayı reddetmektedir.
Zina Sebebiyle Boşanmada Manevi Tazminat
TMK m.174/2’ye göre; zina fiili nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten manevi tazminat talep edebilir. Zina, Yargıtay ve doktrinde kişilik haklarına ağır saldırı olarak kabul edilmektedir.
Manevi tazminat:
Yalnızca para şeklinde hükmedilir
Miktarı hâkimin takdirindedir
TMK m.178 uyarınca, manevi tazminat talebi boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrıca dava konusu yapılabilir.
Zina Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı
Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m.202). Kural olarak edinilmiş mallar yarı yarıya paylaşılır.
Ancak TMK m.236/2 gereğince; zina nedeniyle boşanma hâlinde, hâkim kusurlu eşin katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Yargıtay Kararı
Yargıtay 8. HD, 2017/4334 E., 2019/1407 K.
Zina nedeniyle boşanma hâlinde kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilebilir.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerikte yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir. Bu kapsamda, talep edilmesi hâlinde Yılmaz & Çolak Hukuk Bürosu ile bağlantı kurulması mümkündür.

