Günümüzde birçok çalışan, günlük çalışma hayatı içerisinde kendi sağlığını ve hatta yaşamını tehlikeye sokabilecek işlerde çalışmaktadır. Özellikle sanayi, inşaat, madencilik ve ağır hizmet sektörlerinde iş kazası riski oldukça yüksektir. Çalışma yaşamında mevcut risklerin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmasa da, bu risklerin azaltılması ve iş kazalarının önlenmesi, işverenin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır.
İş sağlığı ve güvenliği, modern iş hukukunun en önemli konularından biridir. Bu alanın en ağır ve telafisi güç sonuçlar doğuran ihlali ise iş kazalarıdır. İş kazalarının meydana gelmesi halinde, işverenin mevzuattan kaynaklanan sorumlulukları gündeme gelmekte; bu sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği, açılacak tazminat davalarının sonucunu doğrudan etkilemektedir.
İş kazası tazminat davalarında işveren, gerekli tüm önlemleri aldığını ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ispatlamakla yükümlüdür. Aksi halde, meydana gelen iş kazası sebebiyle yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminatla karşı karşıya kalabilecektir.
İş Kazasının Tanımı Nedir?
İş kazası kavramı, farklı kurum ve kuruluşlar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Bu tanımlar, iş kazasının yalnızca bireysel bir olay değil; aynı zamanda sosyal ve ekonomik sonuçları olan bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır.
Uluslararası Çalışma Örgütüne Göre İş Kazası
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), iş kazasını;
“Belirli bir zarara veya yaralanmaya neden olan, beklenmeyen ve önceden planlanmamış olaylar”
olarak tanımlamaktadır. Bu tanımda özellikle öngörülemezlik ve ani gerçekleşme unsurları ön plana çıkmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütüne Göre İş Kazası
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise iş kazasını;
“Önceden planlanmamış, kişisel yaralanmalara, araç ve gereçlerin zarara uğramasına ya da üretimin bir süre durmasına yol açan olaylar”
şeklinde tanımlayarak, iş kazalarının yalnızca çalışana değil, işyerinin ekonomik düzenine de zarar verdiğine dikkat çekmektedir.
İş Hukuku Açısından İş Kazası
Türk iş hukuku uygulamasında iş kazası; işçinin işini yaparken, işine gidiş veya geliş sırasında ya da işiyle bağlantılı herhangi bir faaliyeti esnasında meydana gelen kazalar olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle iş kazası kavramı dar yorumlanmamakta, iş ile illiyet bağı bulunan olaylar da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
İş Kazasında İşverenin Sorumluluğunun Hukuki Niteliği
İş kazasında işverenin sorumluluğu, kusura dayalı sorumluluk esasına dayanır. Ancak bu kusurun varlığı, çoğu zaman işveren aleyhine karine olarak kabul edilir. Zira işveren, işçiyi gözetme ve koruma borcu altında olup, bu borcun ihlali halinde kusurlu sayılmaktadır.
Uygulamada işverenin sorumluluğu üç başlık altında incelenmektedir:
Hukuki sorumluluk (tazminat)
İdari sorumluluk (idari para cezaları)
Cezai sorumluluk (taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme)
Bu yazıda ağırlıklı olarak hukuki sorumluluk ele alınmaktadır.
İş Kazasında İşverenin Kusuru Nasıl Değerlendirilir?
İş kazası tazminat davalarında en kritik konulardan biri, işverenin kusur durumunun belirlenmesidir. Kusur değerlendirmesi yapılırken, işverenin yalnızca kazanın meydana geldiği andaki davranışı değil, kazadan önce aldığı veya almadığı tüm önlemler birlikte ele alınır.
Bilirkişi incelemesinde özellikle şu hususlar değerlendirilir:
İşyerinde risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı
İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilip verilmediği
İşçiye uygun kişisel koruyucu donanım sağlanıp sağlanmadığı
Denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği
Benzer kazaların daha önce yaşanıp yaşanmadığı
Bu unsurlardan birinin eksikliği, işverenin kusur oranını artırmakta ve tazminat miktarını doğrudan etkilemektedir.
İş Kazasında İşçinin Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
İş kazasının meydana gelmesinde işçinin kusurunun bulunması, tazminat sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak işçinin kusur oranı, tazminattan indirim yapılmasına neden olur.
Örneğin;
İşçinin açık ve net uyarılara rağmen güvenlik ekipmanlarını kullanmaması
Talimatlara aykırı şekilde çalışması
Bilinçli olarak tehlikeli davranışlarda bulunması
gibi hallerde işçinin kusurundan söz edilebilir. Ancak bu durumlarda dahi işverenin denetim ve gözetim yükümlülüğü devam eder.
İş Kazası Aynı Zamanda Ceza Sorumluluğu Doğurur mu?
İş kazası, yalnızca hukuki tazminat sorumluluğu doğurmakla kalmayıp, aynı zamanda cezai sorumluluğa da yol açabilir. Özellikle ölüm veya ağır yaralanma ile sonuçlanan iş kazalarında, işveren veya işveren vekilleri hakkında taksirle yaralama ya da taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarından ceza davası açılabilmektedir.
Ceza davasında verilecek kusur tespiti ve karar, tazminat davasında da önemli bir delil niteliği taşır. Bu nedenle iş kazası sonrası yürütülen ceza soruşturması ve tazminat davası süreçlerinin birlikte ve dikkatli şekilde takip edilmesi gerekir.
İş Kazası Sonrasında İşçinin Yapması Gerekenler
İş kazası geçiren işçinin, hak kaybı yaşamamak adına bazı hususlara dikkat etmesi gerekir. Uygulamada en sık yapılan hatalar, tazminat sürecini olumsuz etkilemektedir.
İş kazası sonrası işçinin;
Kazayı derhal işverene bildirmesi
Mümkünse olayın tanıklarını belirlemesi
Sağlık raporlarını ve tedavi belgelerini saklaması
SGK bildiriminin yapılıp yapılmadığını kontrol etmesi
büyük önem taşır. Bu adımlar, ileride açılacak tazminat davalarında ispat açısından belirleyici olacaktır.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri
Çalışanların Sağlığını ve Güvenliğini Sağlama
İşverenin en temel yükümlülüğü, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamaktır. Bu yükümlülük, yalnızca teorik düzenlemelerle değil, fiili ve etkin önlemlerle yerine getirilmelidir. İşveren; işyerinde güvenli çalışma ortamı oluşturmak, tehlikeleri ortadan kaldırmak veya asgari seviyeye indirmek zorundadır.
Risk Değerlendirmesi Yapma Yükümlülüğü
İşveren, işyerinde risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılmamış ya da eksik yapılmış işyerlerinde meydana gelen iş kazalarında, işverenin kusuru ağırlaştırılmış sayılmaktadır.
Risk değerlendirmesi; işyerindeki fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ergonomik risklerin tespit edilmesini ve bu risklere karşı alınacak önlemlerin belirlenmesini kapsar.
İşçilere İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Verme
İş kazalarının önemli bir bölümü, işçilerin yeterli eğitim almamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle işveren, işçilere;
Mesleki riskler
Alınacak önlemler
Kullanılacak ekipmanlar
Yasal hak ve sorumluluklar
konusunda düzenli eğitim vermek zorundadır. Eğitim verildiğinin ispatı da işverene aittir.
İş Güvenliği Ekipmanlarını Temin Etme ve Denetleme
İşveren, iş güvenliği ekipmanlarını temin etmekle yetinemez; bu ekipmanların doğru ve sürekli kullanılıp kullanılmadığını da denetlemekle yükümlüdür. Kask, eldiven, emniyet kemeri gibi ekipmanların verilmiş olması tek başına yeterli değildir.
İş Kazası Geçiren İşçinin Maddi Tazminat Hakları
İş kazası sonucunda bedensel zarara uğrayan işçi, uğradığı zararların giderilmesini talep edebilir.
Ölüm Halinde Talep Edilebilecek Maddi Tazminatlar
Cenaze giderleri
Tedavi giderleri
Çalışma gücünün kaybından doğan zararlar
Destekten yoksun kalma tazminatı
Yaralanma veya Sakatlanma Halinde
Tedavi giderleri
Geçici veya sürekli iş göremezlik zararları
Kazanç kaybı
Gelecekteki gelir kayıpları
İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş kazası tazminatı hesaplanırken;
İşçinin kusur oranı
Maluliyet oranı
Kazadan önceki geliri
Yaşı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler
dikkate alınır. Kusur oranı bilirkişi raporu ile, maluliyet oranı ise sağlık kurulu ve SGK raporlarıyla belirlenir.
Manevi Tazminat
İş kazası, yalnızca maddi değil, manevi zararlar da doğurur. İşçi veya hayatını kaybeden işçinin yakınları, yaşadıkları elem ve ızdırabın kısmen giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep edebilir.
İş Kazası Tazminat Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları, zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Ancak iş kazası ile bağlantılı olarak açılacak işçilik alacakları bakımından arabuluculuk zorunludur.
Bu nedenle dava açılmadan önce, talep edilecek alacak kalemlerinin doğru belirlenmesi gerekir. Yanlış dava türüyle başvuru yapılması, sürecin uzamasına ve hak kaybına yol açabilir.
İş Kazası Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Örneğin Safranbolu'da açılacak iş kazası tazminat davası Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmalıdır.
Yetkili mahkeme ise iş kazasının meydana geldiği yer veya işveren merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
İş Kazası Tazminat Davalarında Zamanaşımı
İş kazasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak 10 yıldır. Ancak olay ceza davasına konu olmuş ve ceza zamanaşımı süresi daha uzun ise, bu süre tazminat davası bakımından da uygulanır.
İş Kazasında SGK’nın Rolü ve Rücu Davaları
İş kazasının meydana gelmesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından işçiye veya hak sahiplerine geçici ya da sürekli iş göremezlik ödemeleri yapılabilir. Ancak SGK tarafından yapılan bu ödemeler, işverenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
SGK, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunduğu durumlarda, yaptığı ödemeler için işverene rücu davası açabilir. Bu nedenle işveren açısından iş kazasının sonuçları yalnızca işçi tarafından açılan tazminat davası ile sınırlı değildir.
Uygulamada birçok işveren, iş kazası nedeniyle hem işçiye tazminat ödemek zorunda kalmakta hem de SGK tarafından açılan rücu davalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Sonuç
İş kazaları, önlenebilir olaylardır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi, hem iş kazalarının önlenmesi hem de ağır hukuki sorumlulukların doğmaması açısından büyük önem taşır. İş kazasına maruz kalan işçilerin ise haklarını zamanında ve doğru şekilde aramaları, ileride telafisi güç kayıpların önüne geçecektir.
İş hukukuna ilişkin daha fazla bilgi edinmek için diğer iş hukuku makalelerimizi inceleyebilirsiniz.

