ceza-hukuku

Hukuk Davalarında Yemin Delili ve Yalan Yere Yemin Suçu

Hukuk davalarında yemin delilinin niteliği ve kesin delil etkisi, yalan yere yemin suçunun unsurları, ispat şartları, zamanaşımı süreleri ve Yargıtay içtihatları ışığında ayrıntılı olarak incelenmiştir. TCK m. 275 kapsamında ceza ve etkin pişmanlık hükümleri açıklanmıştır.

7 dk okuma
75 görüntülenme

Yemin Delili ve Yalan Yere Yemin Suçu (TCK 275)

Hukuk davalarında uyuşmazlığın çözümü, çoğu zaman ispat faaliyetinin başarısına bağlıdır. Taraflar iddialarını belge, tanık, bilirkişi incelemesi gibi delillerle destekler; ancak bazı hallerde, özellikle yazılı delilin bulunmadığı veya ispat imkanlarının tükendiği durumlarda “yemin delili” gündeme gelir. Yemin delili, sıradan bir beyan değil; usul hukukunun taraf beyanına “kesin delil etkisi” tanıdığı istisnai bir araçtır. Bu nedenle yemin, her davada başvurulan bir yöntem olmaktan ziyade, belirli şartların oluşması halinde işletilen ve sonucuyla davanın seyrini doğrudan değiştirebilen güçlü bir delildir.

Yemin delilinin bu güçlü etkisi, doğal olarak kötüye kullanıma açık bir risk alanı da yaratır. Taraflardan biri, mahkeme huzurunda ettiği yeminde bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunursa, artık mesele yalnızca medeni usulün ispat kurallarıyla sınırlı kalmaz; ceza hukukunu ilgilendiren bir boyut ortaya çıkar. İşte bu noktada “yalan yere yemin suçu” devreye girer. Türk hukukunda yalan yere yemin suçu, TCK 275 kapsamında düzenlenmiş olup özellikle “hukuk davalarında” tarafların ettiği yemini konu edinir. Böylece kanun koyucu, mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı yemin edilmesini sadece usulî bir dürüstlük ihlali olarak değil; adliyeye karşı işlenmiş bir suç olarak ele alır.

Bu yazıda iki temel soruya net cevap vermeyi amaçlıyoruz: Birincisi, yemin delili nedir ve HMK yemin hükümleri çerçevesinde hangi şartlarla uygulanır? İkincisi, yalan yere yemin suçu nedir; hangi unsurlarla oluşur; TCK 275’e göre cezası nedir ve hangi durumlarda etkin pişmanlık benzeri sonuçlar doğabilir? Bu iki soruyu birlikte ele almak önemlidir; çünkü hukuk davasında yapılan yemin ile ceza davasında yargılanan “yalan yere yemin suçu” arasında doğrudan bir bağ vardır: Hukuk mahkemesinde edilen yemin, bir yandan davanın sonucunu belirleyebilen kesin delil etkisi yaratırken, diğer yandan gerçeğe aykırı şekilde eda edilmesi halinde ceza sorumluluğuna kapı aralayabilir.

Yemin delili bakımından ilk adım, yeminin konusunun doğru belirlenmesidir. Çünkü her mesele yemine konu edilemez. Yemin, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve çoğu kez kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalara ilişkin olmalıdır. Böylece yemin, soyut kanaatlerin veya hukuki yorumların değil; somut vakıa iddialarının doğruluğunu sınayan bir araç haline gelir. Uygulamada “yemin teklifi” süreci de bu çerçevede şekillenir: Taraf, ispat yükü altındaki vakıayı mevcut delillerle ispat edemediğinde, karşı tarafa yemin teklif ederek uyuşmazlığın çözümünü yemine bağlamayı seçebilir. Yemin teklifinin nasıl yapılacağı, yemin için nasıl davetiye çıkarılacağı ve yemin edenin duruşmaya gelmemesi veya yeminden kaçınması gibi ihtimallerin sonucu, HMK sistematiğinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, yemin delilinin usul güvenliğini sağlamayı hedefler; çünkü yemin delili, yanlış kullanıldığında davayı “yanlış bir kesinliğe” taşıma riski barındırır.

Yalan yere yemin suçu bakımından ise odak noktası, yeminin “kasıtlı olarak” gerçeğe aykırı biçimde eda edilip edilmediğidir. Ceza hukukunda suçun manevi unsuru olarak kastın varlığı, çoğu dosyada tartışmanın merkezine oturur. Kişi gerçekten hatırlamadığı bir olayı “hatırlıyorum” diyerek mi yemin etmiştir, yoksa gerçeği bilerek mi saklamıştır? Ayrıca yalan yere yemin iddiası, sıradan tanık anlatımlarıyla değil; çoğu zaman yazılı belge ve mahkeme tutanakları gibi daha güçlü araçlarla ispatlanmalıdır. Bu yönüyle yalan yere yemin suçu, hem hukuk yargılaması hem de ceza yargılaması bakımından “yüksek ispat hassasiyeti” olan bir alandır.

Bu çerçevede yazının devamında önce yemin delilinin tanımını ve temel kurallarını, ardından yeminin konusu ve yemin teklifinin şartlarını; sonrasında yalan yere yemin suçunun unsurlarını, cezasını, etkin pişmanlık imkanlarını ve görevli/yetkili mahkeme gibi pratik başlıkları sistematik şekilde ele alacağız. Son bölümde ise Yargıtay kararlarının söylediği kritik noktaları, karar metinlerini aynen vererek, uygulamanın hangi eksenlerde şekillendiğini göstereceğiz. Böylece okuyucu, “yemin delili nedir” sorusundan başlayıp “yalan yere yemin suçu TCK 275” kapsamında hangi riskleri doğurur sorusuna kadar uzanan bütüncül bir rehbere tek sayfada ulaşabilecektir.

Yemin Delili Nedir?

Yemin, taraflardan birinin davanın çözümü bakımından önem taşıyan bir vakıanın doğruluğunu mahkeme huzurunda beyan etmesidir.

Yemin deliline ilişkin temel içtihat, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 1940/19 E., 1941/12 K. sayılı karardır. Bu kararda, yemin delilinin niteliği ve yazılı belge ile ispat zorunluluğu vurgulanmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu sistematiğinde yemin, kesin delil niteliğindedir. Bu yönüyle, taraflardan biri usulüne uygun şekilde yemin ettiğinde, hakim artık o vakıayı ispatlanmış kabul eder.

Yeminin Konusu Nedir?

Yeminin konusu, davanın çözümüne etkili, çekişmeli ve tarafın kendisinden kaynaklanan vakıalardır.

Bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 225’te düzenlenmiştir.

Bir kişinin bir hususu bilmesi de kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Buna karşılık, hukuki nitelendirme konuları veya kanunen yemin teklif edilemeyecek hususlar yeminin konusu olamaz.

Yalan Yere Yemin Suçu Nedir?

Hukuk davasında taraf olan kişinin, usulüne uygun şekilde teklif edilen yemini bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı biçimde eda etmesi, yalan yere yemin suçunu oluşturur.

Bu suç yalnızca hukuk davalarında söz konusudur. Ceza yargılamasında sanığın yemin etmesi söz konusu olmadığından, ceza davalarında bu suç oluşmaz.

Yalan Yere Yemin Suçunun Unsurları

Yalan yere yemin suçunun oluşabilmesi için aşağıdaki unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

1.⁠ ⁠Hukuk Davası Bulunmalıdır

Yemin, hukuk davalarında kesin delil niteliği taşıdığı için suç yalnızca hukuk yargılamasında mümkündür.

2.⁠ ⁠Yemin Eden Kişi Davanın Tarafı Olmalıdır

Suçun faili, davacı veya davalı olabilir.

Sağır ve dilsiz kişilerin yemini usule uygun şekilde yazılı veya bilirkişi aracılığıyla alınabilir.

3.⁠ ⁠Yemin Teklifi Kanuna Uygun Olmalıdır

Yemin teklifinin şekli ve usulü hukuka uygun olmalıdır.

Kanuna aykırı teklif edilen yeminde suç oluşmaz. Bu husus TCK m. 275 gerekçesinde açıkça belirtilmiştir.

4.⁠ ⁠Yemin Sübut Vasıtası Olarak Yapılmalıdır

Yemin, davada delil oluşturma amacı taşımalıdır.

5.⁠ ⁠Yemin Kanunen İmkansız Bir Konuya İlişkin Olmamalıdır

Kanunen yemin teklif edilemeyecek bir konuda edilen yemin suç oluşturmaz.

6.⁠ ⁠Yalan Beyan Kasten Yapılmalıdır

Suç, ancak kastla işlenebilir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Bu konuda önemli bir içtihat:

Yalan Yere Yemin Suçunda Hatırlamamaya Rağmen Yemin Etme Hakkında Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/602 E., 2013/7821 K.

“11.12.1988 tarihli protokol başlıklı belgenin tanzim tarihi ile sanığın yalan yere yemin ettiği kabul edilen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2008 tarihli duruşması arasında yaklaşık 20 yıllık bir sürenin geçmiş olması, sanığın anılan belgeyi hatırlamadığını savunması ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin anılan belgeye rağmen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin …sayılı kararını onaması karşısında sanığın yalan yere yemin etme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir.”

Bu karar, kast unsurunun her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yalan Yere Yemin Suçunda İspat

Yalan yere yemin suçunda mahkumiyet için yazılı belge ile ispat zorunludur.

Yalan Yere Yemin Suçunun Yazılı Belge ile İspatı Hakkında Yargıtay Kararı

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/761 E., 2015/414 K.

“…Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 02.04.1941 tarih 1940/19-1941/12 Esas - Karar sayılı kararı gereğince yazılı belge ile ispatlanması gereken işlerde hukuk mahkemelerinde yalan yere yemin etmekten sanık olan kimselerin ceza mahkemelerindeki duruşmalarında ceza hakimlerinin yazılı delil arayıp ona göre hüküm vermesi gerektiği yönündeki görüşü de gözetilerek hukuki durumun tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı…”

Yargitay 9. Ceza Dairesi 2013/424 E., 2013/10624 K.

“…atılı suçun yazılı belge ile ispat edilebileceği gözetilmeden tanık anlatımına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, bozma nedenidir.”

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 1983/1574 E., 1983/1994 K.

“…delil yokluğu nedeniyle teklif ve eda edilen yeminin yalan yere yapıldığının, ceza mahkemesinde tanıkla ispatının mümkün olmayacağı düşünülmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi…”

Bu içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca tanık beyanına dayanarak mahkumiyet kurulamayacağı açıktır.

Yalan Yere Yemin Suçunun Cezası

TCK m. 275/1 uyarınca: 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Etkin Pişmanlık

TCK m. 275/2-3 hükümlerine göre:

• Hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde ceza verilmez.

• Hüküm kesinleşmeden önce gerçeğin açıklanması halinde cezada yarı oranında indirim yapılır.

HAGB Durumu

HAGB şartlarının varlığı durumunda bu suçtan HAGB kararı verilebilir. HAGB şartları için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

• 1 yıl veya altı hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

• 2 yıl veya altı hapis cezaları ertelenebilir.

Zamanaşımı Süreleri

TCK m. 66 uyarınca dava zamanaşımı süresi: 8 yıl

TCK m. 68 uyarınca ceza zamanaşımı süresi: 10 yıl

Detaylı bilgi için ceza hukukunda dava ve ceza zamanaşımı başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Yargıtay’ın Diğer Önemli Kararları

Yeterli Şüphe

Yargitay 4. Ceza Dairesi 2011/2606 E., 2011/22901 K.

“…cep telefonu mesajının hukuk mahkemesinde yalan yere yemin etme suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturmadığı…”

Yalan Yere Yemin Suçuna İlişkin Olarak Mahkeme Kararında Suç Tarihinin Hatalı Olarak Belirtilmesi Hakkında Yargıtay Kararı

Yargitay 16. Ceza Dairesi 2015/5701 E., 2016/684 K.

“…suç tarihinin yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir…”

Yalan Yere Yemin Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi Hakkında Yargıtay Kararı

Yargitay 16. Ceza Dairesi 2015/4239 E., 2015/2829 K.

“…itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapması gerekirken sınırlı inceleme yapması… bozma nedenidir…”

Sonuç

Yalan yere yemin, hukuk yargılamasında kesin delil niteliği taşıyan yeminin kötüye kullanılmasıdır.

Bu suç:

• Sadece hukuk davalarında mümkündür,

• Kasten işlenebilir,

• Yazılı belge ile ispat edilmelidir,

• 1–5 yıl hapis cezası öngörür,

• Etkin pişmanlık hükümleri içerir.

Yalan yere yemin suçlamasıyla karşılaşıldığında, dosya kapsamı, yazılı delil rejimi ve kast unsuru dikkatle analiz edilmelidir. Özellikle Yargıtay içtihatları, mahkumiyet için aranan ispat standardının son derece yüksek olduğunu göstermektedir.

Son güncelleme:

Sıkça Sorulan Sorular

Yalan yere yemin suçu nedir?

Yalan yere yemin suçu, hukuk davasında mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı yemin edilmesiyle oluşan ve TCK 275 kapsamında yaptırıma bağlanan suç tipidir.

Yalan yere yemin suçu cezası nedir?

Yalan yere yemin suçu cezası TCK 275’e göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır; ayrıca etkin pişmanlık koşulları oluşursa sonuç değişebilir.

Yalan yere yemin suçu etkin pişmanlık var mı?

Yalan yere yemin suçu etkin pişmanlık benzeri düzenleme içerir: hükümden önce gerçeğe dönülmesi halinde ceza verilmemesi veya indirim gibi sonuçlar TCK 275’te düzenlenmiştir.

Yalan yere yemin suçu şikayete tabi mi?

Yalan yere yemin suçu şikayete tabi bir suç olarak düzenlenmediği için uygulamada soruşturma usulü “şikayete bağlılık” mantığıyla yürütülmez.

Yalan yere yemin suçu nasıl ispat edilir?

Yalan yere yemin suçu nasıl ispat edilir sorusunda kritik nokta, yemin tutanakları ve yazılı belgeler gibi güçlü delillerin dosyada bulunmasıdır; içtihatlarda yazılı belge vurgusu öne çıkar.

Yemin delili nedir?

Yemin delili, HMK sistematiğinde uyuşmazlık konusu vakıanın doğruluğunun taraf yemini ile kesin delil etkisi doğuracak şekilde ispatına yarayan istisnai bir ispat aracıdır.

Yemin delili nasıl teklif edilir?

Yemin delili nasıl teklif edilir sorusunun cevabı HMK 227’deki yemin teklifi mantığına dayanır; taraf, davada ispat için karşı tarafa yemin teklif ederek uyuşmazlığı yemine bağlayabilir.

Yeminden kaçınma sonucu ne olur? (HMK 229)

Yeminden kaçınma sonucu HMK 229’a göre değişir: yemin için davet edilen tarafın gelmemesi/kaçınması halinde “ikrar etmiş sayılma” gibi sonuçlar söz konusu olabilir.

Yalan yere yemin suçu hangi mahkemede görülür?

Yalan yere yemin suçu hangi mahkemede görülür sorusu uygulamada görevli mahkemenin belirlenmesiyle ilgilidir; suç tipi TCK 275 kapsamında değerlendirildiği için ceza yargılaması usulü devreye girer.

Yalan yere yemin suçu HAGB olur mu?

Yalan yere yemin suçu HAGB olur mu sorusu, CMK’daki HAGB rejiminin dönemsel değişimleri ve AYM kararlarıyla ilişkilidir; bu nedenle güncel uygulama mutlaka yürürlük tarihleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Yemin Delili ve Yalan Yere Yemin Suçu (TCK 275) | Yılmaz Çolak Avukat Ortaklığı