Ceza hukukunun temel ve vazgeçilmez amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Maddi gerçeğe ulaşma gayesi, ceza muhakemesini, şekli ispat kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalan kanuni delil sisteminden ayırmakta; her türlü olgunun delil olarak değerlendirilmesine imkan tanımaktadır. Ancak bu serbesti, sınırsız bir alan yaratmamakta; aksine delil elde etme yöntemleri bakımından sıkı anayasal ve yasal sınırlamalara tabi tutulmaktadır.
Gelişen teknoloji ile birlikte, bireylerin günlük hayatlarının büyük bölümü dijital ortamlara taşınmıştır. Bu durum, ceza yargılamasında dijital delilleri, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından son derece önemli hale getirmiştir. Ne var ki dijital verilerin niteliği, kolayca değiştirilebilir ve manipüle edilebilir olması sebebiyle, bu alanda özel usuller öngörülmesini zorunlu kılmıştır. Bu nedenle kanun koyucu, dijital delillerin elde edilmesi konusunda CMK m. 134 ile genel arama ve el koyma rejiminden ayrılan istisnai ve sıkı şartlara bağlı bir koruma tedbiri düzenlemiştir.
Dijital Delil Nedir?
Dijital delil; elektronik ortamda üretilen, saklanan veya iletilen ve ceza muhakemesinde ispat aracı olarak kullanılabilen her türlü veriyi ifade eder. Bu kapsamda dijital deliller yalnızca bilgisayar dosyaları ile sınırlı olmayıp, akıllı telefonlar, tabletler, harici depolama aygıtları, sunucular ve bulut sistemleri üzerinde bulunan verileri de kapsar.
Uygulamada en sık karşılaşılan dijital delil türleri;
Video ve ses kayıtları
Fotoğraflar
E-posta yazışmaları
Mesajlaşma uygulamalarındaki konuşmalar
Bilgisayar programları ve yazılımlar
Silinmiş, değiştirilmiş veya gizlenmiş dijital dosyalar
şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ceza muhakemesinde bu tür veriler, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmalarıhalinde delil niteliği kazanabilir.
Dijital Deliller Ceza Yargılamasında Kullanılabilir mi?
Dijital deliller, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında olayın aydınlatılmasına ciddi katkı sağlayabilir. Ancak her dijital veri, otomatik olarak delil niteliği taşımaz. Ceza muhakemesinde bir delilin hükme esas alınabilmesi için; hukuka uygun, gerçekçi, akılcı, güvenilir ve denetlenebilir olması gerekir.
Bu noktada özellikle vurgulanmalıdır ki; hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen dijital deliller, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet etse dahi, delil değerlendirme yasağı kapsamında hükme esas alınamaz. Nitekim bu ilke, Anayasa’nın 38. maddesi ve CMK m. 206–217 hükümleri ile güvence altına alınmıştır.
Dijital Deliller Mahkeme Tarafından Nasıl Elde Edilir? (CMK m. 134)
Dijital delillerin elde edilmesi, “Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve El Koyma” başlıklı CMK m. 134’te özel olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, dijital verilerin bireyin özel hayatı ve kişisel verileri üzerindeki etkisi gözetilerek, genel arama ve el koyma hükümlerinden ayrılmıştır.
Bu koruma tedbirinin uygulanabilmesi için, kanunda açıkça sayılan şartların birlikte bulunması gerekir.
Bilgisayar, Bilgisayar Programı ve Bilgisayar Kütüğü Kavramları
CMK m. 134’te geçen kavramlar, uygulamada sıklıkla yanlış yorumlanmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre bilgisayar; yalnızca masaüstü veya dizüstü cihazları değil, akıllı telefonlar, tabletler, GPS cihazları ve dijital veri işleme kapasitesine sahip tüm elektronik aygıtları kapsar.
Bilgisayar programları; bu cihazlar üzerinde çalışan yazılımları,
Bilgisayar kütükleri ise; esasen “log kayıtları” değil, veri tabanları (database) anlamında kullanılmaktadır.
Bu noktada önemle belirtilmelidir ki, CMK m. 134 kapsamında arama yapılabilmesi için cihazın şüpheliye ait olması şart değildir; fiilen şüpheli tarafından kullanılıyor olması yeterlidir.
CMK 134 Kapsamında Dijital Delil Elde Etme Şartları
CMK m. 134 uyarınca;
Somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
Başka suretle delil elde etme imkani olmamalıdır.
Arama, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve dijital alanlarla sınırlı olmalıdır.
Tedbir kural olarak soruşturma evresinde uygulanır.
Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararı bulunmalıdır.
Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, elde edilen dijital delilin hukuka aykırı hale gelmesine yol açar.
Hakim Onayı ve İmaj Alma Zorunluluğu
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama ve kopyalama kararı, 24 saat içinde hakim onayına sunulmak zorundadır. Hakim tarafından onay verilmemesi halinde, elde edilen tüm kopyalar ve çözümlenen veriler derhal imha edilir.
El koyma halinde, dijital verilerin birebir imajının alınması, bu imajdan bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi ve tüm işlemlerin tutanak altına alınması zorunludur. Bu usuller, dijital verilerin sonradan değiştirilmesi ihtimaline karşı güvenilirliği sağlamak amacıyla öngörülmüştür.
Dijital Delillerle İlgili Yargıtay İçtihatları
İmaj Alınmadan ve Kopya Verilmeden El Konulan Dijital Deliller
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/2056 E., 2017/5023 K.
Yargıtay, imaj alınmadan, ilgilisine kopya verilmeden ve gerekçe tutanağa yazılmadan el konulan dijital materyallerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ve tek başına mahkumiyete esas alınamayacağını açıkça belirtmiştir.
CMK 134 Kapsamında Mülkiyet Değil Kullanım Esastır
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/9-51 E., 2022/141 K.
Bu kararda, arama yapılacak cihazın şüpheliye ait olmasının gerekmediği, fiilen kullanılıyor olmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır.
CMK 134 – CMK 135 Ayrımı
Aynı kararda Yargıtay, sosyal medya ve internet yazışmalarının CMK 135 değil, CMK 134 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; geçmişe dönük dijital iletişim kayıtlarının yalnızca CMK 134 usulleriyle elde edilebileceğini ifade etmiştir.
Hakim Kararı Olmaksızın Yapılan Dijital Aramalar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16706 E., 2021/23109 K.
Hakim kararı ve imaj alma işlemi olmaksızın yapılan incelemeler sonucu elde edilen dijital delillerin, delil değerlendirme yasağı kapsamında olduğu vurgulanmıştır.
Genel Arama Kararı ile Bilgisayar Araması Yapılamaz
Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/2092 E., 2015/1175 K.
Yargıtay, genel arama kararlarının bilgisayarlar üzerinde inceleme yapılmasına imkan vermediğini açıkça ortaya koymuştur.
Değerlendirme ve Sonuç
Ceza muhakemesinde dijital deliller, maddi gerçeğe ulaşma bakımından vazgeçilmez hale gelmiştir. Ancak bu delillerin elde edilmesi, özel usullere sıkı sıkıya bağlıdır. CMK m. 134’te öngörülen şartlara uyulmadan yapılan her türlü dijital inceleme, içeriği ne kadar güçlü olursa olsun, hukuka aykırı delil niteliğindedir.
Yargıtay içtihatları da bu konuda istikrarlı bir şekilde, bireyin hukuki güvenliğini ve özel hayatın gizliliğini esas almakta; usule aykırı elde edilen dijital delillerin hükme esas alınamayacağını vurgulamaktadır.
Ceza Hukuku alanındaki diğer makalelerimizi web sitemizden inceleyebilirsiniz.

