Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen hasar, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası kapsamında karşılanmaktadır. Ancak araç sahibinin uğradığı zarar, çoğu zaman hasar onarım bedeliyle sınırlı değildir. Kaza geçiren araçlar, onarım sırasında orijinal parça kullanılmış ve teknik olarak kusursuz şekilde tamir edilmiş olsa dahi, ikinci el piyasasında değer kaybına uğramaktadır.
Bu nedenle kazada kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf, aracında meydana gelen değer kaybını karşı tarafın sigorta şirketinden veya doğrudan kusurlu taraftan talep edebilir. Talebin karşılanmaması durumunda ise araç değer kaybı tazminatı davası açılması mümkündür.
Trafik Kazalarında Araç Değer Kaybı Nedir?
Araç değer kaybı; bir trafik kazası sonrasında, aracın hasar görmesi ve onarılması nedeniyle piyasa değerinde meydana gelen kalıcı düşüşü ifade eder. Bu kayıp, aracın güvenli şekilde onarılmış olması veya orijinal parça kullanılması hâlinde dahi ortaya çıkabilmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde her yıl yüz binlerce trafik kazası meydana gelmekte; bu kazaların büyük bir kısmını maddi hasarlı trafik kazaları oluşturmaktadır. Maddi hasarlı kazalarda taraflar, polis çağırmaksızın kaza tespit tutanağı düzenleyebilmekte ve hasar bedelini sigortadan talep edebilmektedir. Ancak uygulamada araç sahipleri, çoğu zaman değer kaybı haklarının farkında olmamaktadır.
Araç Değer Kaybı Tazminatını Kimler Talep Edebilir?
Araç değer kaybı tazminatı;
Trafik kazasında tam kusurlu olmayan,
Kusursuz veya daha az kusurlu olan
araç sahipleri tarafından talep edilebilir.
Kazada tam kusurlu olan taraf, kendi aracında meydana gelen değer kaybı için tazminat isteyemez. Kusur oranının nasıl hesaplandığını görmek için Trafik kazası kusur oranı hesaplama başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Ayrıca, hasar gören parçanın kazadan önce değişmiş veya onarılmış olmaması gerekmektedir. Örneğin daha önce değişmiş bir kapının, aynı yerden tekrar hasar görmesi hâlinde bu parça yönünden değer kaybı talep edilemez.
Uygulamada, aracın belirli bir kilometre sınırının altında olması gerektiği yönünde bir algı bulunsa da, Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikle kilometre sınırı kaldırılmıştır. Güncel uygulamada, kilometresi ne olursa olsun tüm araçlar için değer kaybı talep edilebilir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Araç değer kaybı, mahkeme aşamasında veya sigorta değerlendirmelerinde uzman bilirkişiler tarafından belirlenmektedir. Hesaplamada tek bir kriter değil, birden fazla unsur birlikte dikkate alınır.
Değer kaybı hesaplanırken özellikle şu kriterler esas alınmaktadır:
Aracın marka ve modeli
Aracın üretim yılı
Kaza tarihindeki kilometresi
Aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri
Hasarın niteliği ve kapsamı
Aracın daha önceki hasar geçmişi
Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek, aracın kazadan önceki ve sonraki piyasa değeri arasındaki fark belirlenir.
Araç Değer Kaybı Davası Ne Zamana Kadar Açılabilir?
Araç değer kaybı talepleri, 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Araç sahiplerinin, hak kaybına uğramamak için değer kaybı taleplerini bu süre dolmadan sigorta şirketine yöneltmeleri veya dava yoluna başvurmaları gerekmektedir.
Araç Değer Kaybı Davasında Görevli Mahkeme
Araç değer kaybı nedeniyle açılacak davalarda görevli mahkeme, davanın kime karşı açıldığına göre değişmektedir:
Dava, karşı araç sürücüsüne veya araç sahibine karşı açılacak ve bu kişiler tacir değilse, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Dava, sigorta şirketine karşı açılacaksa veya karşı taraf tacir sıfatını taşıyorsa, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Bu ayrım, davanın usulden reddedilmemesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Sigorta Şirketine Başvuru Zorunluluğu
Araç değer kaybı tazminat davası sigorta şirketine karşı açılacak veya sigorta tahkim komisyonuna başvurulacaksa öncelikle kusurlu aracın sigorta şirketine başvuru yapılması gerekmektedir. Doğrudan dava açılması hâlinde mahkemelerce davanın usulden reddedildiği durumlarla karşılaşılabilmektedir.
Bu nedenle, kazada kusursuz veya daha az kusurlu olan araç sahibi;
Kaza tespit tutanağı,
Ekspertiz ve onarım belgeleri,
Araca ilişkin ruhsat ve diğer evraklarla
birlikte öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmalıdır.
Sigorta şirketi, yapılan başvuruyu takiben 15 gün içinde değer kaybı talebini karşılamak veya gerekçeli şekilde reddetmek zorundadır. Değer kaybı tazminatının ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda dava açılabilir.
Bu aşamada, araç değer kaybı talebinin hangi şartlar altında ileri sürülebileceği büyük önem taşımaktadır. Değer kaybı talebine ilişkin genel şartlar ve uygulamadaki kriterler hakkında ayrıntılı bilgi almak için araç değer kaybı şartları konulu makalemizi inceleyebilirsiniz.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru
Sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedilmesi veya eksik ödeme yapılması durumunda, dava açmak yerine Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvurulabilir.
Sigorta tahkimi;
Daha hızlı,
Daha düşük masraflı,
Teknik bilirkişi incelemesine dayalı, bir uyuşmazlık çözüm yoludur.
Tahkim yoluna başvurulabilmesi için:
Sigorta şirketine önceden yazılı başvuru yapılmış olması,
Başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmiş olması, gerekmektedir.
Araç Değer Kaybı Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Araç değer kaybı tazminatı taleplerinde arabuluculuk şartı, davanın kime karşı açıldığına göre değişmektedir.
Araç değer kaybı davası, sigorta şirketine karşı açılacaksa; uyuşmazlık, ticari nitelikte kabul edilmekte ve dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmektedir. Bu durumda, arabuluculuk dava şartıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması mümkün değildir. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davalar, mahkemece usulden reddedilmektedir.
Buna karşılık, araç değer kaybı talebi doğrudan kusurlu araç sürücüsüne veya araç sahibine yöneltilmişse ve bu kişiler tacir değilse, dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür ve bu durumda zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmamaktadır.
Bu nedenle araç değer kaybı taleplerinde, doğru muhatabın belirlenmesi, yalnızca görevli mahkeme açısından değil, arabuluculuk şartının varlığı bakımından da kritik öneme sahiptir.
Sonuç
Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen zarar, yalnızca onarım bedelinden ibaret değildir. Aracın ikinci el piyasasındaki değerinde oluşan düşüş de tazmin edilmesi gereken bir zarardır. Kazada kusursuz veya daha az kusurlu olan araç sahipleri, araçlarında meydana gelen değer kaybını sigorta şirketinden veya kusurlu taraftan talep edebilir; talebin reddedilmesi hâlinde ise yasal yollara başvurabilirler.
Hak kaybı yaşanmaması için, değer kaybı talebinin zamanında, doğru muhataba ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi büyük önem taşımaktadır.

