Sigortasız ya da eksik sigortalı çalıştırılan işçilerin, kayıt dışı kalan çalışma sürelerini resmi olarak tescil ettirmek için başvurduğu hukuki yol, hizmet tespit davasıdır. Bu dava; emeklilik hakkı, kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik yardımlarını doğrudan etkileyen sürelerinin korunması bakımından kritik önem taşımaktadır.
İş hukuku kapsamında yürütülen bu davalarda işçinin hak kaybını önlemek için süresi dolmadan ve doğru delillerle hareket etmek zorunludur. Karabük ve çevresindeki işçiler için büromuz, sürecin başından sonuna hukuki destek sunmaktadır.
Hizmet Tespit Davası Nedir?
Hizmet tespit davası, işveren tarafından SGK'ya hiç bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla tespit edilerek kayıt altına alınmasını amaçlayan dava türüdür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinin 9. fıkrasına dayanır.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
İşçinin hiç sigortalanmadan çalıştırılması; ücretin bir kısmının elden ödenerek yalnızca bankaya yatan kısım üzerinden SGK bildirimi yapılması; işe giriş tarihinin gerçekten geç gösterilmesi; sürekli çalışmasına rağmen işçinin dönemsel işe giriş-çıkış yaptırılması.
Bu dava, kamu düzenini ilgilendirdiğinden hâkim tarafından re'sen dikkate alınan kurallara tabidir. Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu tür davalarda tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmeyip hak kayıplarının önlenmesi için gerekli araştırmaların mahkemece re'sen yapılması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 10. HD, 2021/6730 E., 2021/14806 K.).
Davanın Şartları
Hizmet tespit davasının kabulü için şu koşulların bir arada bulunması gerekir:
İşçinin gerçek anlamda, iş akdine dayalı ve eylemli olarak çalışmış olması gerekir. Yalnızca sözleşme varlığı yeterli değildir; fiili çalışmanın kanıtlanması şarttır.
Çalışmanın geçtiği işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık doğuran nitelikte olması gerekir. Kanun'un 6. maddesinde sayılan sigortalı sayılmayan kişiler bu davayı açamaz.
İşveren tarafından aylık prim ve hizmet belgesinin SGK'ya verilmemiş olması ya da çalışmanın Kurum tarafından tespit edilememiş olması şarttır.
Davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması zorunludur.
Hak Düşürücü Süre
Hizmet tespit davasında zamanaşımı değil, hak düşürücü süre söz konusudur. Bu süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; tarafların itiraz etmesine gerek yoktur.
5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi uyarınca, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açılması gerekir. Örneğin 2021 yılı Mart ayında geçen sigortasız bir çalışma için 5 yıllık süre 31.12.2021 tarihinden itibaren başlar; dolayısıyla en geç 31.12.2026 tarihine kadar dava açılmalıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu hak düşürücü sürenin, yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından Kuruma verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar bakımından geçerli olduğunu teyit etmektedir (Yargıtay 10. HD, 2024/12142 E., 2025/1520 K.).
Hak düşürücü sürenin işlemediği haller: İşe giriş bildirgesinin SGK'ya verilmiş olması; işverenin aylık prim bildirgeleri veya dönem bordrolarından herhangi birini Kuruma iletmiş olması; Kurum müfettiş tutanağı veya raporuyla işçinin çalışmasının belgelenmiş olması; işçinin aynı işverene ait farklı bir işyerinde bildirimli olarak kesintisiz çalışmaya devam etmesi. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre, sigortalıya ilişkin işe giriş bildirgesi ya da dönem bordrosu gibi belgelerin Kuruma verilmiş olması ya da çalışmanın Kurumca tespit edilmiş olması hâlinde, Kurumca öğrenilip kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez (Yargıtay 10. HD, 2023/8034 E., 2023/9575 K.).
Bu istisnalar varlığında dava, 5 yıllık süre geçtikten sonra da açılabilir. Hak kaybı yaşanmaması için durumunuzu bir avukata danışarak değerlendirmenizi öneririz. Online danışmanlık hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hizmet tespit davası, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde açılır. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Davacı: Sigortasız ya da eksik sigortalı çalıştırıldığını iddia eden işçinin kendisidir. İşçinin vefatı halinde mirasçıları hak düşürücü süre içinde dava açabilir.
Davalı: Yalnızca işverendir. 11.09.2014 tarihinden itibaren SGK, davalı olarak gösterilmez; mahkeme SGK'yı davadan re'sen haberdar eder. SGK, ihbar üzerine fer'i müdahil olarak davaya katılır ve yargılama sonucundaki kesinleşmiş kararı uygulamakla yükümlüdür.
Arabuluculuk: Hizmet tespit davası, zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Doğrudan iş mahkemesine başvurulur.
Yetkili mahkeme: Davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya işyerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Davanın Süreci ve Deliller
Mahkeme, hizmet tespit davasında her şeyden önce hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini ve belgeler bakımından Kurum'un işçinin çalışmasından haberdar olup olmadığını araştırır. Ardından tespiti istenen dönemde işyerinin Kanun kapsamında var olup olmadığını ve işçinin sigortalı sayılacak nitelikte olup olmadığını inceler.
En önemli delil tanıktır. Birlikte çalışılan kişiler, komşu işyeri çalışanları ya da teslimat kayıtlarında imzası bulunan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Bunlara ek olarak şu belgeler de delil niteliği taşır: işe giriş bildirgesi; banka hesap hareketleri; maaş bordroları; SGK hizmet dökümü; vergi levhası, mesai çizelgeleri, kıyafet ya da alet teslim tutanakları gibi işyeri kayıtları.
Mahkeme, işverenden şahsi sicil dosyası; SGK'dan sigorta sicil dosyası; ilgili SGK şubesinden işyeri sigorta dosyası getirtir.
Davanın ortalama süresi 6 ila 18 ay arasında değişmektedir. Tanık ifadeleri, bilirkişi incelemesi ve SGK yazışmaları sürecin uzunluğunu etkileyen başlıca unsurlardır. Ortalama süre diğer davalara nazaran daha fazla sürüyor; 1,5-2 yıl diyebiliriz.
Dava Sonuçları
Davanın işçi lehine sonuçlanması durumunda mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları SGK tarafından işlenir. İşveren, tespit edilen dönemlere ilişkin primleri yasal faiziyle birlikte ödemek zorunda kalır. Bunun yanı sıra vergi dairesine ödenmesi gereken gelir vergisini de ödemekle yükümlüdür.
Bu sonuçların yanı sıra tespit edilen çalışma süreleri şu haklara da doğrudan etki eder: Emeklilik için gereken prim gün sayısı; kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hesaplaması; emekli maaşı miktarı; EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) haklarından yararlanma koşulları.
Ayrıca işverenin eksik bildirim yaptığı anlaşılan durumlarda SGK, işveren aleyhine idari para cezası keser.
İşçilik alacaklarınızı hesaplamak için İşçilik Alacakları Hesaplama Aracı'nı kullanabilirsiniz.
Karabük'te Hizmet Tespit Davası
Karabük, sanayi ve imalat ağırlıklı yapısıyla sigortasız ya da eksik sigortalı çalışmanın sıkça görüldüğü illerden biridir. Çelik, demir ve imalat sektörlerindeki işçilerin yanı sıra inşaat, nakliyat ve hizmet sektöründe çalışanlar da bu sorunla yoğun biçimde karşılaşmaktadır.
Karabük İş Mahkemesi'nde görülen hizmet tespit davalarında yerel şahitlik koşulları, bölge SGK müdürlüğüyle yürütülen yazışmalar ve bölgeye özgü işyeri kayıtları süreci doğrudan etkiler. Yılmaz & Çolak Avukat Ortaklığı olarak Karabük'te açılan hizmet tespit davalarında dosyanın başından kararın kesinleşmesine kadar tam hukuki hizmet sunuyoruz.
Durumunuzu değerlendirmek için online danışmanlık hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
